İĞNEYİ KENDİMİZE ÇUVALDIZI İSE….
Etrafımıza bilinçli ve gerçekten insanları anlamak için bir göz atacak olursanız , yakın çevremizde kendine yetemeyen elinden bir iş gelmeyen başarılı olamayan (başarılı olmaya cesaret edemeyen) bir çok insanla karşılaşırsınız.Yakın çevrenizde gördüğünüz insanlardan yaşadığınız şehirde ve ülkemizde binlerce insan vardır…. Peki nedir bu insanları cesaretsiz yapan başarısız yapan kendine küstüren şeyler? Şöyle bir düşünelim, çok değer verdiğimiz her şeyi mükemmel yaptığına inandığımız , bizi sevdiğine bize değer verdiğine inandığım bir insan bir gün yaptığınız bir hatadan dolayı kalkıp size şöyle diyor;
“Sen ne beceriksiz adamsın ya,ufak bir işi beceremiyorsun senin yerinde İsmail bey olsaydı çoktan bitirmişti”….Ya da akşam yemeğini yetiştiremediniz/yemeği yaktınız. Eşiniz size; “Ne beceriksiz kadınsın bir yemeği yapamıyorsun,komşu Tahire hanım olsaydı bu yemeği yetiştirir tadına da doyum olmazdı”… deseydi….Bunların size söylendiğini düşündüğünüzde neler hissederdiniz?
Sürekli eleştirildiğinizde kendinizi değersiz hissetmeye başlamaz mıydınız? Başkalarının özellikle de yakınlarımızın bizimle ilgili fikirleri önemlidir ve onların söylemleriyle ya mutlu oluruz ya da acı çekeriz… Eşiniz size akşam yemeğinin çok güzel olduğunu ,sizin çok güzel olduğunuzu,hayatına anlam kattığınızı söylediğini düşünün bir kere de. Sevinçten uçar kendinizi önemli ve değerli hissetmez miydiniz?...Aşkı hep taptaze tutmaz mıydınız?
Belki biz yetişkinler insanların özelliklede yakın çevremizden gelen eleştirileri anlayabiliriz ama ne kadar anlarsak anlayalım bir kırıklık hissederiz değil mi? Ya çocuklarınızı düşündünüz mü? Ufak bir başarısızlıklarında kişiliğini hedef alan hakarete varan eleştirilerle onların kendilerini değersiz hissetmelerine , eğer bir şey yapacaklarsa da bunlara engel olduğumuzu düşündük mü hiç?
“Sende kafa yok senin dayında böyleydi dayıına çekmişsin sen,o da senin gibi tembeldi,şimdi sünüyor sen de çalışmazsan sürüneceksin…Geri zekalı…Beceriksiz…Bundan adam olmaz emeklerimize yazık…Hem salak hem sakarsın bir yemeğini dökmeden yiyemez misin?...Yaşın başın kaç senin,sen kim bu işi yapmak kim bir daha görmeyeyim…. Aman Allah’ım ne arkadaşı bu kız sokağa düşecek böyle giderse vs vs ..Bu şekilde eleştirilen tenkit edilen aşırı baskıya uğrayan çocuklar ve gençlerin kendini değersiz hissedeceğini söylemek keharet olmasa gerek…
Peki ne yapmalı? Önce şunu bilmeliyiz ki çocukların ve gençlerin özellikle( ergenliğe yakın gençlerin)anne babaları hayatlarında önemli yer tutar ,anne baba bir model bir örnektir,onların düşünceleri fikirleri gerçekten önemlidir.(Bu belki anne baba tarafından çok bilinmeyebilir,çünkü anne baba ne yaparsa yapsın hep çocuğunun iyiliğine iş yaptığını düşünür).Ebeveynler şunu düşünmeli, benim her hareketim her sözcüğüm çocuğum için gerçekten önemli,bunu bilmeliyim buna göre davranmalıyım konuşmalıyım.Çok ufak hatalarını görmeyin ama ufak başarılarını görün ve onları övün diliniz eskimez…Onlar mutlu dolayısıyla siz mutlu olursunuz…Suçlayıp hakaretler yağdıracağımıza bu davranışı neden yapmıştır diye düşünüp ve sakin olduğunuz anlarda güzel bir dille tartışıp,sebebini araştıralım... Neden başarısız oldu ,nerede yanlış yaptı birlikte bulmaya çalışalım… Başarı olması için seçenekleri ve kararları birazda ona bırakalım... Hep onlar adına karar almayalm….
Unutmayalım ki bizlerin şu anda göstermiş olduğumuz davranış biçimlerinin çoğu anne ve babalarımızdan öğrendiğimiz ruhumuzun derinliklerine sinmiş davranış biçimleridir. Bazen kötü olarak öğrendiğimiz bir davranışı ne kadar istesek de silip atamayız. Bunu da göz önünde bulundurarak çocuklara ve gençlere ilerde silip atamayacağı davranışlar kazandırmayalım. Kendilerini değerli hissettirecek konuşma ve davranışlardan kaçınalım onları teşvik edecek konuşma ve davranışlarımızı geliştirelim. Gerçekten bizim ve toplumumuzun sağlıklı yetişmiş gençlere çok ihtiyacımız var.
Psikolog MİNE AKTAŞ ALBAYRAK
Şehir: Samsun
Web:
Telefon 1: +90 3624319080
Telefon 2: +90 5325010017
Adres: SAMSUN RUH SAĞLIĞI HASTALIKLARI HASTANESİ
